Biorezonans uygulaması, alerji, egzama ve benzeri deri hastalıkları ile birlikte, dolaşım bozuklukları, bakteriyel enfeksiyonlar, kronik yorgunluk vb. hastalıklarda da kullanılmakta ve son derece yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır.

Bazı alerjik reaksiyonlar sadece kaşıntı düzeyinde kalır
Bazı alerjik reaksiyonlar sadece kaşıntı düzeyinde kalırken, bazı reaksiyonlar organizmanın hayati durumunu etkileyecek düzeyde olabilir.

Alerji basit bir tanımlama ile nedir?

Burada da tekrar etmekte yarar var ki, alerji aslında vücudun savunma mekanizmasının ‘alert’ yani alarm durumuna geçmesi durumudur. Alerjik reaksiyon dediğimiz olay, savunma mekanizmasının, vücuda giren maddeyi; antijen, yani zararlı madde olarak algılaması demektir.

Artık çok iyi biliyoruz ki derimiz, dış uyaranlara karşı vücudumuzu koruyan bir bariyer, kalkan pozisyonunda yer alır. Dış uyaranlar önce vücudumuzu tamamen kaplayan derimizin oluşturduğu savunma bariyerini aşmak durumundadır.

Eğer bağışıklık sistemimiz normal çalışıyorsa, vücudumuz normal fonksiyonlarını oldukça düzgün yerine getiriyor demektir. Ancak, bazı durumlarda, savunma mekanizması, klasik tıpta nedeni bilinmeyen şekilde farklı tepkiler vererek, dış uyarana ya da vücudun içinde bulunan bir dokuya ya da floradaki bir bakteriye karşı saldırgan davranmaya başlar.

Bağışıklık sistemimiz çok güçlü olursa ne olur?

Bağışıklık sisteminin düşük olması kadar normalin üstünde çalışması da bazı hastalıklara neden olur. Yazının öncesinde bahsedildiği üzere, bağışıklık sisteminin aşırı çalışması durumunda vereceği tepkilerin vücut mekanizmasına zarar verdiği hastalıklar da bulunmaktadır. Halk arasında ‘Romatizma’ olarak bilinen Romatoid Artrit, bu tür bir hastalık gurubuna sokulabilir.

Bağışıklık sistemi güçsüz olduğu zaman neden hasta oluruz?

Derimizin kalkanından kolaylıkla vücut içine giren zararlı organizmalar, savunma sisteminin güçsüzlüğünden yararlanarak, mekanizma içinde yerleşebilecekleri mekanlara kolaylıkla yerleşirler. Yerleştikleri bu lokasyonlardan, hücreler arası iletişimi bozarak, farklı hastalıklara neden olurlar.

Hücreler arası iletişim ne demek? Ne işe yarar?

Hücrelerimiz, dokularımız, tüm vücudumuz, hatta daha da ileri giderek evrende bulunan tüm canlı ya da cansız varlıklar enerjiden oluşmuştur. Yoğunlaşmış, ölçülüp tartılabilen maddelerin her birinin sahip olduğu bir manyetik frekansı vardır. Yayılan bu frekansların önemli bir kısmı ölçülebilmekte ve kayıt altına alınabilmektedir.

Vücudumuzu oluşturan dokuların yapıtaşları; hücrelerimiz de farklı manyetik frekanslara sahiptir. Hücreler arası bu uyumlu frekans, rezonans yani ‘uyum’ olarak adlandırılır ve organizmanın sağlıklı kalmasını sağlar. Vücudumuza giren zararlı maddeler de, yaydıkları manyetik frekanslar ile sağlıklı hücreler arası iletişimi bozduklarından, hücreler, işlevini yerine getiremez hale gelir.

Başka bir deyişle organizmanın sağlıklı kalabilmesi, hücreler ve dolayısıyla dokular arası sağlıklı iletişim halinde kalması ile mümkündür. Zararlı maddelerin yayacağı olumsuz frekanslar, sağlıklı iletişimi bozarak hastalıklara yol açar.

Biorezonans hücreler arası iletişimi nasıl düzenler?

Organizma içine yerleşen ve savunma sisteminin koruma alanı dışında kendine yer bulan zararlı organizmalar ya da antijen adı verdiğimiz mikroplar, frekans yayarlar. Yapılan bilimsel çalışmalar ile bu frekanslar tespit edilmekte ve bu frekansları bozucu ters frekanslar vücuda verilerek, antijenlerin hücre iletişimini bozmaları etkisiz hale getirilmektedir.

Biorezonans, antijen ya da zararlı maddelerin frekanslarını nötrler.
Biorezonans, antijen ya da zararlı maddelerin frekanslarını nötrlemek suretiyle, mekanizmanın sağlıklı işlemesini sağlar.

Alerjide biorezonans nasıl etki ediyor?

Vücut mekanizmasına giren antijenler olduğu kadar, gıdalar ya da dokunma ile cilde temas eden maddeler de birer frekansa sahiptir. Bu frekansı algılayan savunma hücreleri alarm durumuna geçmektedirler. Yabancı frekans olarak algıladığı bu maddelere karşı oluşan savunma durumunun ilaçlarla kırılması birçok başka hastalığı da beraberinde getireceğinden, klasik tıpta çok ağır alerjik reaksiyonlar haricinde bu yönteme başvurulmaz.

Vücudun yabancı frekans olarak algıladığı madde testler yoluyla tespit edilir. Frekansının tersi frekans vücuda gönderilerek nötralize edilir ve savunma mekanizması felç edilmeksizin bu maddenin frekansı tanımlanmış olur.

Biorezonans ile alerji tamamen yok oluyor mu?

Evet tamamen yok oluyor. Alerjik reaksiyon tespit edilip frekansı düzenlendikten sonra o maddeye karşı vücut tepki vermiyor ve hastalık durumu tamamen ortadan kalkmış oluyor.

Dr. Kadriye Akar
Dermatoloji – Kozmetoloji Uzmanı